Bruksizmli Bireylerde Ev Egzersizi, Manuel Terapi ve Transkutanöz Auriküler Vagus Sinir Stimülasyonunun Fiziksel, Psikososyal ve Otonom Parametreler Üzerine Etkilerinin Karşılaştırılması Bruksizm; çiğneme kaslarında istemsiz kasılmalar, diş sıkma veya gıcırdatma ile karakterize olan ve temporomandibular sistem üzerinde önemli etkiler oluşturabilen bir parafonksiyonel aktivitedir. Bruksizmin etiyolojisinin multifaktöriyel olduğu ve biyomekanik faktörlerin yanı sıra psikososyal stres, nörolojik mekanizmalar ve otonom sinir sistemi disfonksiyonu ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Geleneksel tedavi yaklaşımları çoğunlukla kas-iskelet sistemi odaklı olup, çiğneme kaslarının gevşetilmesi, ağrının azaltılması ve fonksiyonun iyileştirilmesini amaçlayan konservatif yöntemleri içermektedir. Bu kapsamda ev egzersiz programları ve manuel terapi uygulamaları bruksizmli bireylerde sıklıkla kullanılan fizyoterapi yaklaşımları arasında yer almaktadır.
Son yıllarda bruksizmin fizyopatolojisinde otonom sinir sistemi regülasyonunun önemli rol oynadığına yönelik bulguların artmasıyla birlikte, nöromodülasyon temelli tedavi yöntemleri de araştırılmaya başlanmıştır. Bu yöntemlerden biri olan transkutanöz auriküler vagus siniri stimülasyonu (taVSS), kulak kepçesindeki auriküler vagal dalların elektriksel olarak uyarılması yoluyla vagal aktiviteyi artırmayı ve sempatovagal dengeyi düzenlemeyi amaçlayan non-invaziv bir uygulamadır. TaVSS’nin otonom sinir sistemi parametreleri, stres düzeyi ve bazı kronik ağrı durumları üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceği bildirilmektedir.
Bu doğrultuda, bruksizmli bireylerde farklı fizyoterapi yaklaşımlarının etkinliğinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi önem taşımaktadır. Bu projenin amacı, bruksizmli bireylerde ev egzersizi, manuel terapi ve transkutanöz auriküler vagus sinir stimülasyonunun fiziksel belirtiler, psikososyal durum ve otonom sinir sistemi parametreleri üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Çalışmadan elde edilecek bulguların, bruksizm tedavisinde multidisipliner ve fizyolojik temelli yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlaması ve klinik uygulamalarda daha etkili tedavi stratejilerinin belirlenmesine yardımcı olması hedeflenmektedir. Yürütücü -Tübitak 1002